Haberler

CHP aday adayı Eyigün Manav: “Başka bir yarın mümkün”

İstanbul 3. Bölge Milletvekili kadın aday adayı Sanem Eyigün Manav  29 Mart’ta yapılacak önseçimlere katılacak. Yıllarca basın-yayın sektöründe yöneticilik yapan Sanem Eyigün Manav, gençlerin ve kadınların hayata dair umutlarını perçinleyecek, onları uluslararası platformlarda yüreklendirecek ve saygınlıklarını artıracak projelerini hayata geçirmek niyetinden hareketle yola çıkıyor ve umutları tükenmiş, işsiz bırakılmış, istekleri görmezden gelinmiş yurttaşlara hak ettikleri değeri sunmaya hazır olduğunu vurguluyor.

Eyigün Manav “Benim tek sermayem  fikirlerim, vicdanım ve cesaretim.  Artık bu ülkenin benim gibi siyasetçilere ihtiyacı olduğuna eminim. Artık bu bizim boynumuzun borcu olmuştur, elimizi taşın altına koyma vaktidir. Bu yılın “Umudun Yılı” olacağına ve güzel ülkemizin güzel insanlarına -bundan böyle- hak ettiği hayatı yaşatabileceğimize olan inancım sonsuz. Biliyorum  `Başka Bir Yarın Mümkün` diyor.

Acilen zihniyet değişmeli

Acilen zihniyetleri değiştirmemiz lazım diyen Sanem Eyigün Manav, “Ben genç bir kadın olarak değil, her zaman sadece bir `insan` olarak konuşurum. Mevlana der ki: `Ey canı biz ve ben kaydından kurtulan! Ey erkekte, kadında söze ve vasfa sığmaz ruh! Erkek, kadın kaydı kalkıp bir olunca o bir, sensin. Birler de aradan kalkınca kalan yalnız sensin` Ben buna inanırım, siz de buna yürekten inanan insanlardan oluşan bir toplum düşünün, işte tüm o sorunlar yok oldu” sözleriyle insan merkezli bir siyasetten yana olduğunu ifade ediyor.

34 yaşındaki Sanem Eyigün Manav İstanbul doğumlu. “İşçi emeklisi bir babanın üç çocuğundan ilkiyim, Mimar Sinan’lı bir sanat tarihçisi ve yöneticiyim. Evliyim. Türkiye`nin seçkin sanat dergilerinde editörlük ve genel yayın yönetmenliği yaptım. Osmangazi Üniversitesi, mimarlık bölümünde öğretim görevliliği yaptım ve genç mimar adaylarının çalışmalarından oluşan bir dizi serginin küratörlüğünü üstlendim. Ulusal bir sanat dergisinin Orta Avrupa temsilcisi olarak yaklaşık 1 yıl Hırvatistan`da bulundum. Macaristan’da, bir gençlik merkezinde, yaklaşık 1 yıl uluslararası kültür-sanat koordinatörlüğü yaptım. İstanbul Deniz Müzesi`nde; genç sanatçıları desteklediğim bir sergiler dizisinin küratörlüğünü üstlendim, genç sanatçılara ulusal ve uluslararası platformlarda yol gösterdim. Bir sivil toplum kuruluşunda Avrupa Gönüllülük Hizmetleri Koordinatörlüğü yaptım ve gençlerin Avrupa’daki projelerde görev almalarını sağladım. Halen, ulusal yayın yapan bir televizyon kanalının genel yayın yönetmeniyim” sözleriyle kendisini anlatıyor Eyigün Manav.

İşsizler ve emeklilerin durumu önemli 

Her insanın bir ömrü var, bize verilen tek ve değerli bir süre, bu ülke insanının ömrü yanlış politikalar yüzünden heba oluyor diyen Sanem Eyigün Manav, “Insanlar ya işsiz bırakılıyor, umudu tükeniyor ya da işverenin insafına terk edilip belki sosyal güvencesiz, 3 kuruş maaşını bile düzenli olarak alamadan yaşamaya çalışıyor, işsizlik kaygısıyla sesini çıkaramıyor. O asgari ücret denen komik rakamı artık telaffuz dahi etmek istemiyorum. Hele emeklinin maaşını. Vatandaşa reva gördükleri rakamlara bir bakın, yazık. Genel başkanımız, Ramazan ve Kurban Bayramında, emeklilere birer maaş ikramiye vereceğiz, dedi, yapamazsınız diyorlar. Neden yapılmasın? Yolsuzluklarla uğratıldığımız zarar öyle büyük ki, 11 milyon emekliye her bayram ikramiye verecek kadar gücümüz var.  Önemli olan o paraları nerede kullandığınızdır…

Gençlik projelerini hayata geçireceğim

Ülkede adeta bir nitelikli işsizler ordusunun olduğunu söyleyen Eyigün Manav  “Ana babalarının binbir umutla okutup meslek sahibi yaptığı pırıl pırıl zihinlerin hayata dair umutlarını perçinleyecek, onları uluslararası platformlarda yüreklendirecek ve saygınlıklarını artıracak gençlik projelerini hayata geçirmek niyetindeyim. Ben, o umutları tükenmiş, işsiz bırakılmış, istekleri görmezden gelinmiş gençlerimize hak ettikleri değeri sunmaya hazırım” diyor.

Bizi dünyada CHP temsil etmeli

Dış politika konusunda da fikirlerini söyleyen Sanem Eyigün Manav, “Biliyorsunuz, Süleyman Şah Operasyonu yapıldı, sözde bir zafer kazanıldı; Türkiye Cumhuriyeti -29 Ekim 1923′te kurulduğundan beri,  ilk kez toprak kaybetti. Türkiye Cumhuriyeti’nin bu hale düşürülmesi tahammül edilemez. Hiçbir vatandaşımız bu rezilliği sineye çekemez, artık bu hükümet bizi dünyada temsil edemez.

1921’de orası Türkiye toprağıdır diye anlaşma yapan, 1923’de Lozan Anlaşması’nı yapan,1936’da Montrö Anlaşması’nı yapan,1938’de Hatay’ı Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katan, 1974’de garantörlük hakkını kullanıp Kıbrıs’a giden Cumhuriyet Halk Partisi bizi dünyada temsil edebilir.

Muhabirce/ İstanbul

Grafikartplus Ajans

Diğer haberler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu