DÜSSELDORF – Avrupa Türk İş İnsanları ve Sanayicileri Derneği (ATİAD) geleneksel olarak düzenlediği Ekonomi Günlerinin 9.sunu yine Düsseldorf Kongre Merkezi’nde düzenledi. Bu yılki etkinliğe ekonomik süreҫte dijitalleṣme ve mobilite damga vurdu.

Dokuzuncu Türk Alman Ekonomi Günleri etkinliğinde, Düsseldorf Kongre Salonunu dolduran konuklar, alanında öncü ṣirketlerin temsilcilerinden, ekomide dijitalleṣme süreci, iṣletmelere yapay zeka entegrasyonuyla ilgili yapılan ҫalıṣmalar hakkında bilgi aldı. Aҫılıṣ konuṣmaları dıṣında düzenlenen panellerde global ekonomide dijitalleṣme, yapay zekanın ṣirket sistemlerine entegre edilmesi ve yenilikҫi üretim süreҫlerinde dijitalleṣmenin rolü üzerine alanında uzman panelistler davetlileri bilgilendirdi.

Programın ilk bölümünde ATİAD Baṣkanı Aziz Sarıyar bir selamlama ve aҫılıṣ konuṣması yaptı. Ardından NRW Ekonomi ve Enerji Bakanı Mona Neubaur, Düsseldorf Büyükṣehir Belediye Başkanı Dr. Stephan Keller, T.C. Berlin Büyükelҫisi Gökhan Turan, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkan Yardımcısı Orhan Turan, Türkiye İṣ Bankası A.Ṣ Genel Müdürü Hakan Aran birer konuṣma yaptı. Maliye Bakanı ve Baṣbakan Yardımcısı Lars Klingbeil aktüel siyasi geliṣmeler dolayısıyla toplantıya bir video mesajıyla katıldı ve güҫlü iṣbirliği ve ortaklık mesajı verdi.
ALMAN-TÜRK DOSTLUĞU BÜYÜK BİR BAŞARI HİKÂYESİDİR

“Tüm zorluklara rağmen Alman-Türk dostluğu büyük bir başarı hikâyesidir“ diyen Maliye Bakanı Klingbeil ṣöyle devam etti: „Orta Doğu’daki savaş tedarik zincirlerini ciddi şekilde etkiliyor. Gümrük vergileri, aşırı kapasite ve ihracat kısıtlamaları küresel ticaret ilişkilerini zorluyor. Federal hükümet olarak ilk günden bu yana Almanya’yı yeniden büyüme yoluna sokmak ve ülkemizi daha cazip bir ekonomik merkez haline getirmek için çalışıyoruz. Amacımız iş gücü piyasasında daha iyi teşvikler, aile ve iş hayatının uyumu, nitelikli iş gücü göçü, şirketlerimizin inovasyon gücü, iyi yatırım koşulları, küresel ticaret ortaklıkları ve akıllı bir sanayi politikasıyla uluslararası rekabet gücümüzü artırmak. Bunun bir parçası olarak şirketler için daha iyi finansman imkânları, vergi kolaylıkları ve özellikle bürokrasinin ciddi şekilde azaltılması da büyük önem taşıyor. Hepimiz biliyoruz ki Almanya’nın köklü reformlara ihtiyacı var.”

Bakan Klingbeil, dünyadaki aktüel kriz bölgelerine ve mevcut kosullara istinaden bu süreҫten fazla zarar görmeden cikabilmek adına güҫlü birlik vurgusu yaptı: “Sizlerin şirketleri Almanya, Türkiye ve Avrupa’yı dünyada görünür kılıyor. Bu sayede iki ülke birbirine daha da sıkı bağlanıyor. Biz güçlü ortaklarız. Alman-Türk toplumu bu bağın en önemli unsurlarından biridir. Alman-Türk Ekonomi Birliği de bunun önemli bir yapı taşıdır. Bu etkinliğin, ikili ekonomik ilişkileri daha da derinleştirmek ve yeni yatırımlara zemin hazırlamak için sizlere önemli fırsatlar sunmasını diliyorum.”
KRİZ DÖNEMLERİNDE COĞRAFYA ÖNEMLİ ROL OYNUYOR

Ekonomi Günlerinin diğer bir konuğu olan TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkan Yardımcısı Orhan Turan ise Türkiye ile Almanya arasındaki köklü ekonomik ve ticari ilişkilere değinerek bu tür toplantıların mevcut sorunların ele alınması ve ortak projelerin geliştirilmesi açısından büyük önem taṣıdığını ifade etti. Turan özellikle kriz dönemlerinde ülkelerin bulundukları coğrafyanın, ticari iliṣkilerdeki can alıcı ve kritik önemine vurgu yaptı: “Bildiğiniz gibi, COVID-19 pandemisiyle birlikte dünya ekonomisi köklü bir değişim sürecine girmiştir. Tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ve üretim kesintileri, tek bir kaynağa bağımlılığın ne kadar riskli olduğunu açıkça göstermiştir. Bu süreçte Türkiye ve Almanya dahil birçok ülke, coğrafi yakınlık, tedarik güvenliği ve sürdürülebilir üretim konularını öncelik haline getirmiştir. Kuzey Ren-Vestfalya bu bağlamda özel bir öneme sahiptir. Avrupa’nın merkezindeki konumu, güçlü lojistik altyapısı ve bir milyonu aşkın Türk kökenli nüfusuyla bu eyalet, ekonomik iş birlikleri açısından önemli bir merkezdir.”
İLİṢKİLERİMİZ ҪİFT YÖNLÜ VE TEKNOLOJİK İLERLEMEYE HAZIR

Türkiye İṣ Bankası A.Ṣ Genel Müdürü Hakan Aran da konuṣmasında Türkiye’nin artık sadece iṣҫi gönderen değil, öğrenci/akademisyen de gönderen bir ülke konumuna geldiğine iṣaret ederek Türkiye-Almanya arasındaki kuṣaktan kuṣağa aktarılan iliṣki ve etkileṣime değindi: “Türkiye Cumhuriyeti’nin yaklaşık 103 yıllık tarihi boyunca şekillenen bu dostluğun, bundan sonra da güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum. 1932 yılında Hamburg’ta ilk yurtdışı şubesini açan bankayız. Bugün Almanya’da İşbank AG olarak 8 şubemizle faaliyet gösteriyoruz; bunların 5’i Düsseldorf’ta bulunuyor. Bu yönüyle İş Bankası, Türk-Alman dostluğunu somut şekilde temsil eden kurumların başında gelmektedir.

Ekonomik ilişkilere baktığımızda, Almanya’nın Türkiye için ne kadar önemli bir ticaret ortağı olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Yaklaṣık 22,2 milyar dolarlık ihracata karşılık yaklaşık 30,1 milyar dolarlık ithalat yapıyoruz. Türkiye’yi ziyaret eden yaklaşık 13,5 milyon turistin %20’si Almanya’dan geliyor. Tüm bunlar bize şunu gösteriyor: İlişkilerimizin çift yönlü olması ve her iki ülkenin de kendi ekonomik gücü ölçüsünde katkı sunması son derece kıymetlidir. Bir bankacı olarak Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkileri hızlı ve daha teknolojik ve de daha derinleştirmek istersek Türkiye’nin hazır olduğunu, Türk bankalarının hazır olduğunu ifade etmek terim.”
YAPAY ZEKÂ ARTIK BİR SEÇENEK DEĞİL

Toplantının paneller bölümünde ise yapay zekânın özellikle mobilite, işletmeler ve geleceğin ekonomisi üzerindeki dönüştürücü etkisi ele alındı. Aralarında DHL, UPS, NRW KI, gibi ṣirket temsilcileri ve yapay zeka, dijital teknolojilerin eko sisteme entegresi konusunda uzmanların olduğu panelistler, bu dönüşümün sadece teknolojik değil, aynı zamanda stratejik ve yapısal bir değişim olduğu vurgulandı.

Özellikle Microsoft Resarch’ten Deniz Günceler’in, yapay zekânın temel bilimlerden sanayiye uzanan etkisine dair değerlendirmeleri, önümüzdeki dönemin yönünü anlamak açısından oldukça dikkat çekiciydi. Ortaya çıkan ortak mesaj ise netti: Yapay zekâ artık bir seçenek değil, rekabet gücünü belirleyen temel bir unsur.
STANDLARA İLGİ YOĞUNDU

Salonda ticari iliṣkiler ve teknolojik geliṣmeler konuṣulurken aralarda sponsor ṣirketlerin tanıtımı yapıldı ve plaketler verildi. Fuayede ise aralarında Uludağ, Acıbadem Sağlık Grubu, Metropol FM, Dekra, Troja, ISSPOS, Horoz Lojistik, Ziraat Bankası gibi etkinliğin sponsorları ve katılımcı ṣirketlerin olduğu standlarda ürünler ve hizmetler tanıtıldı. Davetliler stantlara büyük ilgi gösterdi. Sponsorlardan Acıbadem Sağlık Grubundan Avrupa Sorumlusu Nazlı Konrad, ATİAD’ın etkinliklerine her zaman katılmaya ҫalıṣtıklarını ve networking bilgi alıṣveriṣi bakımından böyle geniṣ ҫaplı etkinliklerin ҫok faydalı olduğunu söyledi. Muhabirce/Hülya Sancak-Ahmet Elcivan- DÜSSELDORF




